13/03/2026
Yapay zekânın toplumsal etkilerini farklı boyutlarıyla ele alan ve Zeynep Ayata moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yapay Zekâ ve Toplum” söyleşi serisinin ikinci buluşması “Çalışma Hayatı” başlığıyla 9 Mart 2026 Pazartesi günü gerçekleştirildi. İPM Karaköy’deki Prof. Dr. Fuat Keyman Toplantı Salonu’nda düzenlenen etkinlikte Azer Kılıç ve Mehmet Şahin konuşmacı olarak yer aldı.
Etkinliğin açılışında Ayata, seminer serisinin amacının yapay zekâyı yalnızca teknik bir gelişme olarak değil; kurumları, çalışma biçimlerini ve gündelik hayatı dönüştüren daha geniş bir toplumsal dönüşüm bağlamında ele almak olduğunu vurguladı. Bu çerçevede etkinlikte, yapay zekâ teknolojilerinin iş gücü piyasasına etkileri, mesleklerin dönüşümü ve otomasyonun çalışma hayatını nasıl yeniden şekillendirdiği tartışmaya açıldı.
Yapay zekâ ve emeğin dönüşümü
Oturumun ilk konuşmacısı Mehmet Şahin, sunumunda yapay zekâ ile emek arasındaki ilişkiyi özellikle makine çevirisi teknolojilerinin gelişimi üzerinden ele aldı. Makine çevirisinin 1950’lerden günümüze uzanan tarihsel gelişimini aktaran Şahin, istatistiksel yöntemlerden nöral makine çevirisi modellerine uzanan dönüşümün çeviri pratiklerini önemli ölçüde değiştirdiğini ifade etti.
Bu dönüşümle birlikte çevirmenlerin rolünün de yeniden tanımlandığını belirten Şahin, günümüzde çevirmenlerin giderek daha fazla yapay zekâ tarafından üretilen metinleri düzenleme ve denetleme (post-editing) süreçlerinde yer aldığını söyledi. Sunumda ayrıca otomasyonun emek süreçleri üzerindeki etkileri, üretkenlik tartışmaları ve yapay zekâ çağında çalışma sürelerine ilişkin farklı kuramsal yaklaşımlar da ele alındı.
Otomasyon tartışmaları ve mesleklerin geleceği
Etkinliğin ikinci konuşmacısı Azer Kılıç ise yapay zekâ ve otomasyon tartışmalarını mesleklerin geleceği perspektifinden değerlendirdi. Teknolojik dönüşümle birlikte sıkça gündeme gelen “hangi meslekler ortadan kalkacak?” sorusunun kamuoyunda geniş yer bulduğunu belirten Kılıç, bazı araştırmaların çevirmenliği yapay zekâdan en fazla etkilenebilecek meslekler arasında gösterdiğini aktardı.
Kılıç ayrıca Türkiye’de çevirmenlerle yapılan bir araştırmanın bulgularını paylaşarak, katılımcıların yapay zekâ teknolojilerine yalnızca bir tehdit olarak değil, aynı zamanda yeni çalışma biçimleri ve fırsatlar yaratan bir gelişme olarak da yaklaştıklarını ifade etti. Bu durumun, teknolojik dönüşümün yalnızca teknik gelişmeler üzerinden değil, çalışanların deneyimleri ve kurumsal bağlamlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini vurguladı.
Yapay zekâ çağında çalışma hayatı
Söyleşi boyunca yapay zekânın yalnızca belirli meslekleri değil, iş yapma biçimlerini de dönüştürdüğü; otomasyon, veri temelli karar mekanizmaları ve dijital araçların farklı alanlarda çalışma pratiklerini yeniden şekillendirdiği dile getirildi. Bu dönüşümün, verimlilik, yaratıcılık ve insan emeğinin rolü gibi konuların yeniden düşünülmesini gerektirdiği ifade edildi.
Her ay düzenlenmesi planlanan “Yapay Zekâ ve Toplum” söyleşi serisi, önümüzdeki etkinliklerde yapay zekânın toplumsal etkilerini farklı temalar üzerinden tartışmaya devam edecek. Seri kapsamında teknoloji, etik, ekonomi ve toplum arasındaki ilişkilerin disiplinlerarası bir bakışla ele alınması hedefleniyor.




